diyeceklerim var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyeceklerim var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2012

diyeceklerim var #4

İnternet bankacılığı kullanma özürlüsü biri olarak en sevdiğim iş, kredi kartının son ödeme gününde bankamatik bankamatik gezmektir. Bu gezintiye neden son gün başladığım hakkında konuşmak istemiyorum pek. Onun yerine ismini vermeyi çok istediğim Finansbank'ın caanım bankamatikleriyle yaşadığımız ufak çaplı sorundan dem vurmak niyetindeyim canım okuyucu. Ben ne zaman elimde paramla bankamatiğe yönelsem sistemi para kabul etmemeye yemin etmiş bulunuyor. Hayır yani oraya kadar gittiğime mi yanayım, o kadar tuşa basıp içimde umut beslediğime mi yanayım yoksa sıcakların alnında gideceğim öbür bankamatiğin yoluna mı yanayım? Sen söyle balım okuyucu, hangisine yanayım? Belki de diğer bankamatiğin de sistem bozukluğu içinde beni kıvrandırma ihtimaline yanmalıyım. Ki kıvrandırdı, kıvrım kıvrım yaptı. 

Makinelere hiçbir zaman güvenmememiz gerektiğini biliyordum. Bir de durmak nedir bilmeyen adamlar akıllı makineler yapıyorlar. O akıllıların dünyayı ele geçirme olasılıkları üzerine sizinle konuşmayı çok isterdim, fakat şu an biraz Teknosa'dan konuşmam lazım. Teknosa adamı deli eder arkadaş! Alacağım dandirik bi kulaklık, bana çektirdikleri çok da fazla bir şey değil aslında. Yine de o kasada nasıl nakit para olmaz? Hadi o an olmayıverdi, onu anladım, ama 5 saat sonra hala nasıl olmaz? Bi de demez mi adam bana "şimdi iftar vakti olduğundan arkadaşlarım yok, nakit para soramıyorum" diye. Ulan gelmişim 5 saat önce, o zaman niye çıkaramadınız bi nakit? O zaman da mı iftar vaktiydi? O zaman da mı arkadaşların yoktu? Kart mart dedi ama inat ettim, yok kartım benim diye böğürdüm. Seni yenecem Teknosa! O kulaklığı nakit alacam Teknosa! Ayağını denk al Teknosa! Adamı hasta etme Teknosa!

Bu arada ben diyorum ki bankamatik olaylarının hemen ertesi gününde yaşanan, Finansbank'ın bana sorgu sual etmeden gönderdiği yeni, gıcır kredi kartı olayına yansam daha yerinde olur. Bir de o gün benimle bankamatikleri ziyaret eden cefakeş dostlarım Dif ve Mjoranda'ya müsadenizle buradan teşekkürlerimi sunsam, bi öpsem çok güzel olur.  

Bu yazıyı şöyle güzel bir şarkıyla kapatmayı çok isterdim ama hiç uğraşamayacağım şimdi okuyucu, kusura bakmican artık. 

Hadi öptüm, bay.

21 Mayıs 2011

diyeceklerim var #1

Farkettim ki ben bu blog işini fazla ciddiye almaya başlamışım. Biraz ara vereyim dedim. Azcık saçmalayayım, içimi dökeyim dedim. Kötü mü demişim? Hayır, bence az bile demişim; ama yine de adam olana yetecek seviyede.

Neyse, demem o ki, hayat akmıyor sayın seyirciler. Hayat durdu, ben tıkandım, hepimiz şaşkınız. "Bütün köprüleri yakmak" eylemine karşı içimde durdurulamaz bir istek var. Bu isteği bastırdıkça "sağa sola saldırmak" eylemine karşı koyamıyorum, elimde değil yapamıyorum. Benim etkim olmadan her şeyin yıkılmasını istiyorum ki sonrasında kendime lanetler yağdırmamayım. Her şey kendi kendine yıkılsın ve ben baştan başlayayım, bu sefer daha güzelini yapayım. Ama bu hakkımı bir kere kullandım sanırım, o yüzden de hiçbir şey yıkılmamakta ısrar ediyor. Onlarınki inatsa benimki de inat. Ben de yıkmaya teşebbüste hiçbir şey yapmamakta ısrarcıyım, hayıflanıp durmaktan başka.

Hayıflanmak demişken, son günlerde para üstlerini çok düşünür oldum. Sanki bugüne kadar hiç yanlış para üstü almamışım gibi geliyor bana. Tabi bunun olasılığı oldukça az, zira o kadar çok para alış verişi var ki hayatımızın ortasında. Allahtan kredi kartı çıktı da rahat bir nefes aldık hepimiz. Yoksa kafayı yememek elde değildi. Neyse, konu bu değildi. Konu şuydu; ya bir gün bir yerde yanlış para üstü aldıysak? Yani bilmiyoruz bile bunu, "ya aldıysak" diyoruz. Olasılığın kocamanlığını görebiliyor musun? Yani demem o ki, hayatım başıma yıkılsa yeri.

Mesela neden her şeyi bırakıp da uyduruk bir eve taşınıp, uyduruk bir iş bulup, sonra o uyduruk işten ayrılıp başka bir uyduruk iş bulup uydurukça yaşayamıyorum? Neden dinlenemiyorum? Neden koşturuyorum? Nereye yetişeceğim? Tabakhaneye olabilir mi? Hani diyoruz ya "boş zamanım yok" diye, ben bunu gerçekten inanarak söylüyorum. Zamanım yok. Çünkü zaman benim değil; başka şeylerin, başka insanların. Zamanıma sahip değilim. Giden benim hayatım oysa ki. İşte bundandır asiliğim, bundandır suratsızlığım. Kimse benden mutlu olmamı beklemesin rica ederim. Yani aslında bugün, dünyanın son günü bir grup Hristiyana göre. Dini kafasında bitirmiş bir insan olarak korkuyorum bu haberlerden elimde olmadan. Olduramıyorum, çünkü hayatını, kendinin olduramamış bir insanım. Yani bundandır uzun yaşama isteğim, belki bir gün başarırım bunu diye. Oksijeninizi tükettiğimin farkındayım, ama umurumda değil bu durum; zira bencil bir insanım.Yani en kısa zamanda göğü kafama yıkılmış görmek istiyorum.

Gök demişken, bok yemişim.