15 Kasım 2010

bayramlar götürsün seni tez zamanda en fena bedduadır bana

bayramda süslenip püslenip evde oturup misafir beklemek bizim ailenin genel prensibidir.

tüm bayram boyu bunu yaparız ve birbirimize küfürler ederiz.

çünkü, bayramlıklarımızın içinde olduğumuz için çok stresli oluruz.

bayram, bizim için "stres"in takma adıdır.

misafirin gelmemesi de cabasıdır, tüy dikmek anlamındadır.

23 Ekim 2010

kendimi öyle aciz hissediyorum ki yorganın altında yarı baygın geçirmek istiyorum ömrümü.

"akıl almaz işler yapacağım" dediğim günlerin aksine kendimi klozette boğmak istiyorum bugünlerde.

iki seçeneğim var; ya yorganın altı ya da klozetin derin suları.

klozet daha onurlu bir seçim olurdu galiba.

20 Ekim 2010

bir türlü düzene sokamadığım bir giysi dolabı gibi beynim

beynimde bir iltihap var. dibi taş rengi, uca doğru sarılaşıyor. başındaki siyah nokta her geçen dakika biraz daha büyüyor. patlaması bekleniyor, ama o şişiyor. şiştikçe kafam karışıyor. kafam karıştıkça düşünemiyorum. düşünemedikçe... yapamıyorum.

bazılarınız var, yazma isteğimi körüklüyor. yazmak istiyorum sizleri okudukça. sayfalarca yazmak, akıllarca yazmak, uçan kafalarca yazmak...

dağınığım. dağılmış değil, dağınık.